TAM Vakfı Almanya´da Uyumun 10 Yıllık Bilançosunu Çıkardı
Türkiye Araştırmalar Merkezi Vakfı, 1999 yılından beri düzenli olarak gerçekleştirdiği Almanya´daki Türk Göçmenler Anketlerinin verilerini tek bir yayında derleyerek, Almanya´daki Türk göçmenlerin yaşam koşullarının son 10 yılının bilançosunu çıkardı. Sayılar son 10 yılda eğitim ve iş piyasası koşullarında ciddi bir iyileşme görülmemesine rağmen “ortak yaşam” konusunda bir gerileme görülediğini ve toplumlararası iletişimin yavaş da olsa düzenli bir artış gösterdiğini ortaya koyuyor.
Essen, 22 Ekim 2009. Türkiye Araştırmalar Merkezi Vakfı 1999 yılından beri her yıl Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti´nde yaşayan Türk göçmenlerle yaşam koşullarına ilişkin bir çok konulu anket gerçekleştiriliyor. Kamuoyunda “Almanya´daki Türk Göçmenler Anketi” olarak bilinen anketler, Türk göçmenlerin okul ve meslek eğitiminden dil seviyelerine, gelir seviyelerine, konut durumlarına, örgütlenme biçimlerine, kimliklerine, kadar pek çok verinin yanı sıra, siyasal katılım ve kaygılarına, medya kullanımlarına, dindarlık seviyelerine ve genel yaşam memnuniyetlerine dair kapsamlı bir resim çiziyor.. Türkiye dışında yaşayan Türklere dair bu kapsamdaki tek düzenli araştırma olma niteliğine sahip anketler, Kuzey Ren Vestfalya Uyum Bakanlığı´nın katkılarıyla gerçekleştiriliyor.
“Türk Göçmenlerin Uyumunda Başarılar ve Eksiklikler: 1999-2008 Yılları Arasında Yaşam Koşullarındaki Gelişmeler” (Erfolge und Defizite der Integration türkeistämmiger Einwanderer. Entwicklung der Lebenssituation 1999-2008) başlığı altında Türkiye Araştırmalar Merkezi Vakfı çalışanları Dr. Dirk Halm ve Dr. Martina Sauer tarafından derlenen veriler, kamuoyunda göçmenlere ilişkin sürdürülen tartışmalar da sıklıkla belirginlik kazanan “içine kapanma” ve “paralel topluma yöneliş” gibi ifadelerin gerçekçi olmadığını yansıtıyor. Almanya´daki yetişkin Türk nüfusun neredeyse yarısını teşkil eden yeni nesiller, göçmenlerin sadece beşte birini teşkil eden birinci nesile göre kaydadeğer ölçüde uyum sağlamış bulunuyor.
On yıllık veriler izlendiğinde Türk göçmenlerin yaşam biçimleri ve kanaatlerinde yüksek düzeyde bir stabilite göze çarpmaktadır. Wilhelm Heitmeyer´in 1997´de yayınladığı “Cezbedici Fundamentalizm” (Verlockender Fundamentalismus) adlı eserinde Türk kökenli gençler için öngördüğü karanlık ve çatışmalarla dolu gelecek, gündeme gelmediği gibi, 1999´dan bu yana ortak yaşama dair göstergelerde gerileme olmadı. Buna karşın eğitim ve iş piyasası koşullarında ciddi bir iyileşme olmamasına karşın toplumlararası iletişimde yavaş ama düzenli bir artış göze çarpıyor.
Araştırmadan bazı sonuçlar aşağıda sunulmuştur:
İkinci kuşak ve izleyen nesiller ile Almanca dil seviyesinde yükselme gözlemlenmektedir. Bu grup içerisinde iyi derecede Almanca bilenlerin oranı % 80´e ulaşırken, birinci nesil içerisinde bu oran % 26´da kalıyor. Son 10 yılda herhangi bir diploma almaksızın okuldan ayrılan Türk kökenlilerin oranı % 4´e kadar gerilerken, göçmenlerin yarıya yakınını kapsayan herhangi bir mesleki eğitime sahip olmayanların oranında herhangi bir değişim olmadı. İş piyasasına katılımda ise gerilemeler görüldü. Çalışma yaşamına katılanların oranı % 52´den % 46´ya geriledi. Kadınlar arasında ise çalışma yaşamına katılanların oranında düşüklük göze çarpmaktadır. 2003 yılından beri düşmekte olan hane gelirleri ise 2006´dan itibaren artış göstermektedir. Buna karşın Türk hanelerinin Kuzey Ren Vestfalya´da % 40´ı, Almanya genelinde ise % 34´ü ulaşan fakirlik sınırında yaşamaktadır. Bu oran Almanya´da göçmenlerin yaşamadığı haneler arasında % 12 seviyesindedir.
Toplumsal ilişkiler alanında ise olumlu bir görüntü göze çarpıyor. Türk göçmenlerin % 90´ı Almanlar ile irtibat içerisindeyken, göçmenlerin % 39´u bu irtibatı yakın dostane ilişkiler seviyesinde sürdürüyor. Kendini bilinçli olarak Alman toplumundan izole edenlerin oranı ise yalnızca % 2 seviyesinde.
Dindarlık düzeylerinde 2003-2005 yılları arasında görülen hızlı artış, yerini görece bir stabiliteye bırakmış görünmektedir. Ankete katılanların % 53´ü kendini dindar, % 19´u ise çok dindar olarak tanımlamaktadır. 2008 yılında toplamda % 72´ye ulaşan dindarların oranı 2000 yılında % 57 seviyesindeydi.
Türkçe Yayın 2010´da
Eser Avrupa Birliği tarafından desteklenen ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği tarafından yürütülen “AB ve Türkiye arasındaki Sivil Toplum Diyaloğunun Geliştirilmesi” Projesi’ kapsamında sunulan Tercüme Hizmetleri üzerinden Türkçe´ye çevrilerek 2010 yılında yayınlanacak.
|